Background Image
Table of Contents Table of Contents
Previous Page  11 / 48 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 11 / 48 Next Page
Page Background

9

LEZZET

T

ropik kakao ağacının çekirdek denen

tohumlarından yapılan, kalori değeri yüksek,

enerji veren bir yiyecek olan çikolatayı

sevmeyen var mı? Çikolata aşkı ilk olarak ne

zaman başlamış diye sorarsanız, Honduraslı

yerlilerin 4000 yıl önceye dayanan ve tüm

dünyayı etkileyen keşfini hatırlamanız gerekecek. Honduraslılar

o dönemde kakao çekirdeklerinden bir içecek üretmişlerdi ve

bunun onlar için anlamı yeni bir tat bulmanın çok da ötesinde

değildi. Oysa keşfettikleri, hayatımızda önemli bir yeri olan

çikolataydı...

Çikolata, macerasına soğuk ve acı bir içecek olarak başladı ve

geçmişte özel günlerle dini ritüellerde “acı içecek” olarak tüketildi.

Aztek mitolojisine göre kakao ağacı, cennette yetişen “İyilik ve

kötülük ağacı”nın yeryüzündeki temsilcisiydi. Çikolatanın Kristof

Kolomb’un keşif gezisinde fark edilip, İspanyollar tarafından

önce Avrupa’ya, oradan da dünyaya yayılması ise çok sonraları,

16. yüzyılda gerçekleşti. Kakao çekirdekleri 1528’de İspanya'ya

getirildi ve aşamalı olarak çikolata içme geleneği 1650’lerde

İngiltere’ye uzanarak Avrupa’ya yayıldı. Kakaonun Avrupa’ya

ulaşması çikolata için yeni bir çağın başlangıcıydı. Günümüzde

kakao üretiminin yüzde 75’i Afrika’da yapılıyor. Dünyada en fazla

çikolata tüketimi ise kişi başına yıllık dokuz kilogram ile İsviçre’de.

TÜRKİYE’DE ÇİKOLATA

Çikolata Osmanlı zamanında saray çevresinde içecek olarak

tüketiliyordu. Tablet şeklinde yurt dışından getirilen çikolata, saray

ve çevresinde makbuldü… Türkiye Cumhuriyeti’nde çikolata,

Atatürk’ün isteğiyle yaygınlaştı. Türkiye’ye gelen yabancılar,

alıştıkları yiyecek ve içecekleri, Türkiye’de de bulmak isteyince,

Atatürk, Avusturya ve İsviçre’den çikolatalar getirtti. O dönemde

kurulan çikolata atölyeleri, 1950’den sonra yerini fabrikalara

bırakmaya başladı. Osmanlı mutfağının ve geleneksel tatlı

kültürünün baskın olması nedeniyle çikolatanın o yıllardaki tüketimi

sınırlı bir kesim içinde kaldı. Türkiye’de ilk çikolata fabrikası 1927

yılında açılmasına rağmen endüstriyel anlamda çikolata üretimi

1970’li yıllarda başladı.

BİRÇOK İŞLEMDEN GEÇİYOR

Çoğumuzun lezzetine kapılıp saniyeler içinde tükettiği çikolata,

oldukça uzun bir üretim aşamasından sonra bizlere ulaşıyor.

Kakao ağacı sadece tropikal iklim kuşağında yetişiyor. Aşırı güneş

ve rüzgar sevmiyor, uygun ortamı bulduğunda çok hızlı büyüyor.

İkinci yılında çiçek açıyor, dört yaşında da meyve vermeye başlıyor.

İşte bu meyvenin çekirdekleri çikolataya can veriyor.

Meyveler elle toplanıyor. Çekirdekler yine elle çıkartılıp

fermantasyona bırakılıyor. Bu süre ne kadar uzun olursa,

kakaonun aroması da o kadar yoğun oluyor. Sonra, makineyle

ezilerek “kakao özü” denilen yoğun ve kremsi bir hamura

dönüştürülüyor. Bu hamur, 3-4 ay gibi bir süre bekletiliyor.

Beklemenin ardından bu kakao hamuru toz haline getirilerek

esmer şekerle karıştırılıyor, yeniden merdaneden geçirilip ilk

kakao yağı elde ediliyor. Sonra çikolata hamuru 60-80 derece

ısıda büyük kaplara alınarak, elde edilecek ürünün türüne göre 8

saatten 5 güne kadar bir süre arasında bekletiliyor. Bu aşamada,

üretilecek çikolatanın cinsine uygun oranda bir miktar daha

kakao yağı ekleniyor. Daha sonra sıvı haldeki çikolata karıştırılıp

havalandırılıyor. Bu işlem ne kadar uzun tutulursa çikolata ağızda

o kadar iyi eriyor. Yumuşatılan çikolata süratle doğallığını kazanıyor

ve şekil verme işlemi sırasında kalıptan kolayca ayrılıyor. Şekil

verildikten sonra paketlenip dağıtılıyor.

İSVİÇRE ÇİKOLATASININ DOĞUŞU

Günümüzde İsviçre, çikolata üretimi ve kalitesiyle dünya

lideri. Daniel Peter, 1875 yılında İsviçre’de ilk sütlü çikolata

tabletini piyasaya sürdüğünde, bunu bir anlamda arkadaşı

kimyager Henri Nestlé’ye borçluydu. Yetersiz beslenmeye

bağlı bebek ölümlerinin çok yüksek olduğu 19. yüzyılda

Henri Nestlé, sütten sıvının buharlaştırılarak süt tozu elde

edilmesini sağlayan bir yöntem bulmuştu. Böylece binlerce

bebeğin hayatını kurtaran mama formülüne ve hayatımızı

renklendiren sütlü çikolatanın üretimine ön ayak oldu.

BRIGADEIRO (BREZİLYA ÇİKOLATASI)

Brigadeiro, Brezilya’nın kültürel bir parçası, ulusal simgesi

sayılan Brezilya çikolatası... Kuzeyinden güneyine kadar her

yerde yapılan, zengininden fakirine kadar herkes tarafından

bilinen ve sevilen bir tatlı. Bir rivayete göre; 2. Dünya

Savaşı’ndan sonra taze süt ve şeker bulunamayan dönemde

keşfedilmiş ve bugünlere kadar gelmiş. “Condense milk”

yani yoğunlaştırılmış süt ile yapılıyor.