sofra sayı 19 - page 12

SÖYLEŞİ
10
BAYINDIR İÇERENKÖY HASTANESİ
Özel hastaneler hastaya müşteri gözüyle mi bakıyor?
Bazen bazı işletmelerde hasta için müşteri kelimesi kullanılıyor
ama, ben doktor olduğum için benim için zor bir kelime. Bu
sizin bakış açınıza bağlı. Bazı yerlerde misafir de deniyor ama
bence hasta ne müşteridir ne de misafir. Hasta önemlidir. Hem
çok yakın olup, aynı anda bir o kadar da mesafeli olmanız
gerekiyor. Ölçülü olmanız, hastanın mahremiyetine çok özen
göstermeniz gerekiyor. Hasta, hastalığı sırasında hem fiziki
hem psikolojik olarak savunmasız olduğu için sizden destek
bekliyor. Bunu iyi anlamanız ve ona yanında olduğunuzu
hissettirmeniz gerekiyor. Bilgi güvenliği açısından da bu böyle,
diğer işlemler açısından da. Siz bu anlayışla bir yaklaşım
sergilediğiniz zaman en son işlem faturaya kadar hastayı
korumuş ve hakkını gözetmiş oluyorsunuz.
Özel hastaneler arasında ciddi bir rekabet ortamı
olduğundan söz edebilir miyiz? Bu rekabetin sağlıklı olup
olmadığı konusunda siz ne düşünüyorsunuz?
Hastaneler arasında bir rekabet var evet. Rekabet ortamı iyi
bir şey. Bu rekabet sayesinde dünyanın birçok ülkesine sağlık
hizmeti satabilecek durumdayız. Dünyanın birçok yerinden
hastalar bizi tercih ediyor. Rekabet sayesinde teknolojimiz
ilerlemiş ve kaliteli hizmetler sunulmuş durumda ama diğer
taraftan sırf rekabet için gereksiz yatırımlar da yapılabiliyor.
Olmadık cihazlara çok paralar verilebiliyor. Günlük hayat içinde
fiyat düşürerek hizmet kalitesini olumsuz etkileyebiliyorlar.
Bunlara dikkat etmek gerekiyor. Rekabeti teknoloji ya da
parayla yapmak yerine kaliteyle yapmak gündemimizde olmalı.
Bu kalite, hem hasta tatminini artıracak hem de çalışanları
motive edecektir. Kaliteyle rekabet etmemiz gerekiyor.
Özel hastane sayısındaki hızlı artışı nasıl
değerlendiriyorsunuz? Bölgenizde sizi benzer
hastanelerden ayıran en önemli özelliklerinizi sorsak bize
neler söylersiniz?
Çok sayıda hastane açılıyor. Ama bu kadar hızda iyi doktor,
iyi hemşire ve iyi sağlık personeli yetişmesi mümkün değil.
Özel hastaneler iyi doktor kadrolarını transfer edip üniversite,
kamu hastanelerindeki, devlet hemşireleri transfer edip özel
sağlık kurumlarındaki düzeni, dengeleri bozuyor.. Devletin
planladığı şekliyle özel sektör yatırımlarında artık doygunluğa
gelinmiş durumda. Bir sürü modern hastane açılabilir ama
içini dolduramazsanız, iyi hizmet veremezseniz açtığınız
hastanelerin hiçbir anlamı yok.
Bizim en önemli özelliğimiz herkesin kolay kolay
yapamayacağı tıp alanındaki işleri başarmamız. Tıbbi hizmet
kalitesi, tıbbi hizmetlerin özelliği ile bir fark yaratıyoruz.
Tecrübe, iyi bir teknolojik alt yapı, iyi bir ekip, takım çalışması
gerektiren girişimsel işlemler, vakalarla fark yaratıyoruz.
Mikrocerrahi işlemleri, girişimsel radyolojik ve kardiyolojik
işlemleri, büyük ve özellikli ameliyatları bu kapsamda
değerlendirebiliriz.
İçerenköy Bayındır Hastanesi’nin uyguladığı özel
programlardan bahseder misiniz?
Sağlıklı yaşlanma kapsamında, yaşlılıkla ilgili sorunları ele
aldığımız ve hastane uygulamalarımızı bu bilgiler ışığında
düzenlediğimiz “Yaşlı Dostu Hastane” projemiz var. “Bebek
Dostu” bir hastaneyiz. “Gebelik Okulumuzda” sağlıklı bir
gebelik sürecini ve doğumu anne ve baba adayları ile
paylaşıyoruz. “Diyabet Okulumuzda” diyabet hastalığıyla ilgili
hastalarımız için gerekli her türlü bilgiyi veriyoruz. “Lezzetli
ve Sağlıklı Diyet Atölyesi’nde” diyetisyenimiz ve ahçımızla
hastalarımızın diyetlerine uygun sağlıklı yiyecekleri lezzetli nasıl
pişirebileceklerini gösteriyoruz. Yemek tariflerini paylaşıyoruz.
Sesin kötü ya da yanlış kullanımına bağlı ortaya çıkan ses
kısıklıkları için “Ses Terapisi” programımızla hastalarımıza
hizmet veriyoruz. “Bilişsel Aktivite” programında Alzheimer
başta olmak üzere tüm demanslarda beyinde yıkımla beraber
kişinin bilişsel fonksiyonlarında da kayba sebep olan hastalıklar
için medikal tedaviye ek, çeşitli bilişsel aktiviteleri içeren bir
rehabilitasyon programımız da var.
Hastanenizdeki tablolardan söz eder misiniz?
Hastanemizin her yerinde asılı, 240 adet Hikmet Çetinkaya
tablosu var. Bu Hikmet Çetinkaya’nın hastanemize özgü
hazırladığı bir koleksiyon. Gelinciklerle anılan bir ressam.
Gelincik insan hayatının 3 gününün simgesi. Dün geçti, yarın
gelmeyebilir. Önemli olan bugün, içinde bulunduğumuz an.
Sağlıklı olmanın, her şeyi yiyebilmenin, güzel bir uykunun
değerini ve kıymetini vurguluyor. Aslında hastanemizle, sağlıklı
yaşamanın kıymetini bilmekle bütünleşmiş bir felsefe oluyor.
1...,2,3,4,5,6,7,8,9,10,11 13,14,15,16,17,18,19,20,21,22,...48
Powered by FlippingBook