sofra sayı 19 - page 11

9
SÖYLEŞİ
Bayındır İçerenköy Hastanesi Direktörü Dr. Cem Talas:
“Hasta ne müşteridir
ne de misafir”
“Bazen bazı işletmelerde hasta için müşteri kelimesi kullanılıyor ama, ben doktor olduğumdan bana zor gelen
bir kelime. Bu sizin bakış açınıza bağlı. Bazı yerlerde misafir de deniyor ama bence hasta ne müşteridir
ne de misafir. Hasta önemlidir. Hem çok yakın olup, aynı anda bir o kadar da mesafeli olmanız gerekiyor.”
B
ayındır İçerenköy Hastanesi'nin 2009 yılında
açılışından itibaren Sofra Grubu ile birlikte çalıştığını
belirten Dr. Cem Talas ile hastane hakkında
konuştuk.
Bayındır Hastanesi’nin kuruluş öyküsünü
bizimle paylaşır mısınız?
Bayındır Hastanesi 1992 yılında Bayındır Tıp Merkezi adıyla
Ankara’da Söğütözü’nde o dönemin çok ilerisinde bir anlayışla
kuruldu. O yıllarda sağlık sektörünün yüzde 96’sı devletin ve
kamu kuruluşlarının idaresinde iken, özel sektör yüzde 4 gibi
çok küçük bir paya sahipti. O dönemde tüm kadrosu tam
zamanlı hekimlerden kurulu bir özel hastanenin hayal edilmesi
bile güçtü. “Kanıta dayalı”, “güvenilir” sağlık hizmetini, “hasta
odaklı” ve “kurumsal ilkelerle” vermek şeklinde oluşturulan
hedefler, bugün sağlık sektörümüzün geldiği noktada Bayındır
Ekolünün katkısının bilinmesi açısından önemlidir.
Kurumsal alt yapısını olgunlaştırdıktan sonra 1998 yılında
Ankara’da ikinci hastanesini Kavaklıdere’de açtı. İstanbul’daki
ilk yatırımı 2008 yılında Bayındır Levent Tıp Merkezi oldu. 2009
yılında da Bayındır İçerenköy Hastanesi açıldı. Tamamen yerli
sermayeli Sağlık Grubu’nun Ankara ve İstanbul’da 3 hastanesi,
bir tıp merkezi ve 5 diş kliniği bulunuyor.
Ne kadar zamandır bu görevdesiniz ve daha önce nerelerde
görev yaptınız? İş hayatınızdaki temel ilkeleriniz nelerdir?
2009 yılında bu projeyle beraber İçerenköy Hastanesi için
İstanbul’a geldim. 2003 yılından beri Bayındır Sağlık Grubu’yla
çalışıyorum. Ankara’da Planlama Müdürlüğü’nde uzman
olarak başladım. 2004 yılında Hasta Hizmetleri Müdürlüğü’ne
geçtim. 2008 yılında Hasta Hizmetleri Müdürlüğü’nün yanında
Kavaklıdere Hastanesi’nin direktörü oldum. 2009’da da
İçerenköy Hastanesi direktörü oldum. Ben yaptığım bütün
işlerde titiz olmaya önem verdim ve sonuç odaklı olmaya
çalıştım. Bu vasıflar başarıya ulaşabilmek için çok önemli.
Kurumsal kimliği nasıl oluşturdunuz ve güçlendirdiniz?
Kurumsal bir hastane olmanın en önemli kriterleri ve
kuralları nelerdir?
Bayındır,1992 yılında kurumsal bir kimlik kazanmak üzere
kurulmuş. Her şey kayıtlı hale getirilmiş, yazılmış, çizilmiş
prosedürler oluşturulmuş. Kurumsal bir hastane olmanın en
önemli kuralı, üst yönetimin bu kurallara olan saygısından
geçiyor. Eğer kuralları koyan insanlar kurallara uymazsa
kuralların ve kurumsallığın da bir anlamı kalmıyor. Kurumsal
hastane olabilmek için kuralları uygulamak ve saygı duymak
gerekiyor.
Hasta hakları ve memnuniyeti açısından ne tür çalışmalar
yapıyorsunuz?
Hasta odaklı bir hastane kavramımız var. Hasta her zaman ön
plandadır. Yüzde yüz hasta memnuniyeti diyoruz. Kurallardan
dolayı hastaların mağdur olmaması ve zorluk çekmemesi için
çalışıyoruz. Verdiğimiz hizmetlerde, hastalara bu hizmetlerin
nasıl temas ettiğini, bu hizmetlerden nasıl etkilendiklerini de
düşünüyoruz. Hastaların sorunlarını ve sıkıntılarını yakından
izliyoruz ve yaptığımız işlemleri ölçüyoruz. İyi bir geri bildirim
ağımız var. Sıkıntı yaşadıkları anda haberimiz oluyor. Girişten ve
çıkıştan itibaren her süreçte hastanın yakınında bulunarak her
şeyi izliyoruz. Hasta hizmetleri müdürlüğümüz var. Müdürlükte
hasta adı geçiyor, bu da hastaya verdiğimiz önemi gösteriyor ve
bu müdürlük hastaya sahip çıkıyor.
1...,2,3,4,5,6,7,8,9,10 12,13,14,15,16,17,18,19,20,21,...48
Powered by FlippingBook